->
Müslüm : Şimdi sizin kafanızda iki tane soru işareti var. Bir, dayak nedir ? İki, neden atılır ?
->
(Duvarın bekçisiyle kavgadan sonra)
Tristan : (Döven) Aslında bekçiydi. Duvarın bekçisi.
Babası : Tristan, adam 97 yaşında.
Tristan : Antreman için bol zamanı varmış, değil mi ?
->
Hakim : Dava görülürken bu olaya şahitlik edeceğinizi mi söylüyorsunuz ?
Nicholas Hume : Hayır Sayın Hakim, etmeyeceğim.
(Askerden yeni gelen oğluyla babası arasındaki konuşmada;)
Ali Rıza : Başımıza bir bela geldi. Seni yola göndereceğiz.
Cemal : Noldu ki ?
Ali Rıza : Komutan’a da mı öyle diyordun ?