->

Filmin Adı : Er Ryan’ı Kurtarmak / Saving Private Ryan (1998)
IMDB Puanı : 8.4/10 (İlk 250′de #59)
Filmin Türü : Drama, Savaş
Filmin Süresi : 170 dk.
Çekildiği Yer : Calvados, Fransa
Yönetmen : Steven Spielberg
Senarist : Robert Rodat
Oyuncular ;
Tom Hanks … Yüzbaşı John H. Miller
Tom Sizemore … Çavuş Mike Horvath
Edward Burns … Er Richard Reiben
Barry Pepper … Er Daniel Jackson (Keskin Nişancı)
Adam Goldberg … Er Stanley Mellish
Vin Diesel … Er Adrian Caparzo
Giovanni Ribisi … Sıhhiye Irwin Wade
Jeremy Davies … Onb. Timothy P. Upham
Matt Damon … Er James Francis Ryan
Ted Danson … Yüzbaşı Fred Hamill
Paul Giamatti … Çavuş Hill
…
Kısaca : Her ne kadar bazı kesimlerce filmde Amerikan milliyetçiliği yapıldığı söylense de bir kere izleyenin bir daha unutamadığı filmlerden bence.
Ayrıca biz Çanakkale ile ilgili film yapsak içine milliyetçi unsur katmazmıydık acaba diye sormak lazım bu kesimlere. Kamera kimin elindeyse onun dediği oluyor sinema dünyasında.
Yine de sonuç olarak toplamda 5 Oskar kazanmış savaş üzerine başyapıt diyebileceğimiz bir film.
Filmin başındaki çıkarma sahnesi kelimelerin kifayetsiz kaldığı, hiç bir replik olmasa da unutamayacağız, bir çok oyuna bölüm olmuş bir sahnedir, onu da belirtelim arada.
REPLİKLER
(Sahilde ağır ateş altındalarken)
Er : Komutanım, toplanma noktası neresi ?
Yüz. Miller : Buranın dışında herhangi bir yer.
Çav. Horvath : Annen bunu yaptığını görse çok üzülürdü.
Yüz. Miller : Annem sensin sanıyordum.
Er Reiben : Birini kurtarmak için neden hepimizi tehlikeye atıyorlar ?
Yüz. Miller : Yanıt vermek isteyen var mı ?
Sıh. Wade : Adamın zavalla annesini bir düşünsene.
Er Reiben : Hey, Doc.* Benim de annem var. Seninde annen var. Çavuşun da annesi var. Hatta eminim yüzbaşının bile annesi vardır. Belki onun yoktur ama geri kalanımızın vardır.
(Yağmurda keskin nişancıyla karşılaştıklarında)
Er Jackson : Allahım sana güveniyorum. Beni mahçup etme. Düşmanlarım bana karşı galip gelmesin.
Yüz. Miller : Adamlarımızdan birinin ölümüne neden olunca, kendinize bunu 2-3 ya da 10 veya yüz kişiyi kurtarmak için yaptığınızı söylersiniz.
Komutam altında kaç adam kaybettim dersin ?
Çav. Horvath : Kaç adam ?
Yüz. Miller : 94. Yani bunun on katı insanın hayatını kurtardım, öyle mi ? Hatta belki de 20 katı.
20 katı, değil mi ? İşte bu kadar basit. Görev ile adamlarının arasında tercih yapınca böyle bir mantık kurarsın.
Çav. Horvath : Ancak bu sefer görev sadece bir insan.
Yüz. Miller : Umarım şu Ryan buna değer. Eve dönüp bir hastalığa çare bulsun ya da dayanıklı ampul icat etsin.
Ama şu var, 10 Ryan’ı bile bir Vecchio’ya ya da Caparzo’ya değişmem.
Er Reiben : Komutanım, sadece bu konuda iyi şeyler hissetmiyorum.
Yüz. Miller : En son ne zaman herhangi bir konuda kendini iyi hissettin ki ?
Yüz. Miller : Bazen merak ediyorum, geri döndüğümde karımın beni tanıyamayacağı kadar çok değişmiş olabilir miyim ?
Yüz. Miller : Öldürdüğüm her adamla, evimden giderek uzaklaşıyorum.
Er Ryan : Neler oluyor ?
Yüz. Miller : Kardeşlerin çatışmada öldürüldü.
Er Ryan : Hangileri ?
Yüz. Miller : Hepsi.
Er Ryan : Çok saçma. Neden dönmeyi hak ediyorum ki ? Neden bu adamlardan birisi değil. Onlar ben kadar sıkı çarpıştılar.
Yüz. Miller : Annene başka bir katlanmış Amerikan bayrağı gönderdiklerinde bunu mu söylesinler ?
Er Ryan : Ona deyin ki, beni bulduğunuzda geride kalan kardeşlerimle beraber olduğumu söyleyin. Onları terk etmem imkansız. Sanırım bunu anlayacaktır.
(Damar bir şarkı çalmakta, Upham sözlerini tercüme ediyorken)
Çav. Horvath : Şöyle bir kaç şarkı daha dinlesem, Alman’ların beni vurmasına gerek yok. Bileklerimi keserim.
Yüz. Miller : İyi şanslar, Reiben.
Er Reiben : Şansa gerek yok, komutanım. Ben şanslı doğmuşum.
Yüz. Miller : James, bunların hakkını ver. Hakkını ver.
KISA KISA
Bu görev değerli kaynakların yanlış konumlandırılmasıdır.
İnsanı yaşlandırmaya yeter.
Allah bizden yana olursa, kim bize karşı durabilir.
Uyumanın püf noktası uyanık kalmaya çalışmaktır.
* Doc : İngilizce’de dokturun kısaltılması olarak kullanılır. (Bizdeki ağabey abi misali)