Tarih 28 Şubat 2008
Kategori (Kazablanka / Casablanca) Yazan FavoriReplik.com

Kazablanka 

Filmin Adı : Kazablanka / Casablanca (1942)
IMDB Puanı : 8.8/10
Filmin Türü : Drama, Romantik, Savaş
Filmin Süresi : 102 dk.
Çekildiği Yer : Arizona, ABD

Yönetmen : Michael Curtiz
Senarist : Murray Burnett, Joan Alison

Oyuncular ;
Humphrey Bogart …  Rick Blaine
Ingrid Bergman …  Ilsa Lund
Paul Henreid …  Victor Laszlo
Claude Rains …  Louis Renault
Conrad Veidt …  Binbaşı Strasser
Sydney Greenstreet …  Sinyor Ferrari
Peter Lorre …  Ugarte
Madeleine LeBeau …  Yvonne

REPLİKLER

Bayan : Garson ?
Carl : Buyrun, madam.
Bayan : Rick’e bizimle bir şey içer mi diye sorar mısın ?
Carl : Madam, o asla müşterilerle içki içmez. Asla. Hiç rastlamadım.
Bayan2 : Neden salon sahipleri hep böyle ukala olurlar ?
Carl : Sanırım ona Amsterdam’ın 2. en büyük bankasının sahibi olduğumu söylemelisiniz.
Garson : İkinci mi ? Rick’i etkilemez. Çünkü Amsterdam’ın en büyük bankasının sahibi şimdi burda tatlı ustamız.

(Kumarhaneye girmek isteyen adamla)
Rick : Paranızı barda kullanabilirsiniz.
Adam : Ne ? Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz ?
Rick : Evet biliyorum. Bara girebildiği için şanslı olan biri.

Ugarte : Sizi görende hep böyle davrandığınızı sanır.
Rick : Öyle davranmadığımı nerden çıkardın ?

Ugarte : Beni küçümsüyorsun değil mi ?
Rick : Üstüne düşünseydim, küçümserdim.

Rick : Mavi papağan’da işler nasıl ?
Ferrari : İyi ama senin yerini satın almak istiyorum.
Rick : Satılık değil.
Ferrari : Teklifimi duymadın daha.
Rick : Hiç bir fiyata satılık değil.

Yvonne : Dün gece neredeydin ?
Rick : Çok zaman geçti, hatırlamıyorum.
Yvonne : Bu akşam seni görecek miyim ?
Rick : Uzun vadeli planlar yapmam.

Louis : Amerika’ya neden dönmüyorsun diye düşünüyordum.
Kilisenin paralarıyla mı kaçtın ? Yoksa bir senatörün karısıyla mı ?
Birini öldürdüğünü düşünmek isterim. Bence bu romantik olurdu.
Rick : Üçünün karışımı.
Louis : Seni Kazablanka’ya getiren ne ?
Rick : Sağlığım. Kazablanka’ya deniz için geldim.
Louis : Deniz mi ? Ne denizi ? Çölün ortasındayız.
Rick : Bana yanlış bilgi verildi.

Louis : Senin satmadığını biliyoruz ama kafende vize satışı yapılıyor.
Bu nedenle senin açık kalmana izin verdik.
Rick : Ben rulette kazanmana izin verdiğimiz için sanıyordum.
Louis : O başka bir neden.

Binbaşı : Milliyetiniz nedir ?
Rick : Ayyaşlardanım.

Louis : Ben bir kadın olsaydım ve ben olmasaydım, Rick’e aşık olurdum.

Berger : Beş kere beş yerde öldürüldüğünüzü okudum.
Victor Laszlo : Her okuduğunda doğruydu.

Ilsa Lund : Bir daha çal, Sam. Eski günlerin hatrına.
Sam : Ne demek istediğini anlayamadım, Bayan Ilsa.
Ilsa Lund : Çal, Sam. ”Zaman Geçtikçe”yi çal.

(Son karşılaşmaları hakkında konuşurken)
Ilsa : Almanların Paris’e girdiği gündü.
Rick : Kolay unutulacak bir gün değil. Her ayrıntıyı hatırlıyorum.
Almanlar gri giymişti, sen ise mavi.

Rick : Dünyanın onca kentinde o kadar kafe dururken, o benimkine çıktı geldi.

Ilsa Lund : Bu top atışı mıydı ? Yoksa kalbim mi çarpıyor ?

Rick : Aradan ne kadar zaman geçti, tatlım ?
Ilsa Lund : Günleri saymadım.
Rick : Ama ben saydım. Hemde her Allah’ın gününü.

Victor Laszlo : Alman toplama kampında bir sene kaldım. Bu onur, ömür boyu yeter.

(Alman’lar marş okurken)
Victor Laszlo : Le Marseillaise’i çal. Çal !
(Le Marseillaise = Fransız Ulusal Marşı)

Rick : Kendim dışında başka hiç bir şey için savaşmıyorum.

(Mekanını sattıktan sonra Ferrari’ye)
Rick : Rick’in yerine 100 karton sigara borcun olduğunu unutma.

Rick : Unutma, bu silah tam kalbine nişan alınmış durumda.
Louis : Kalbim hiç de hassas olmayan bir yerimdir.

Ilsa : Ya bize ne olacak ?
Rick : Paris hep bizim kalacak.

Louis : Olası şüphelileri yakalayın.

Rick : Louis, sanırım bu güzel bir arkadaşlığın başlangıcı.

KISA KISA
Herkes Rick’in yerine gelir.
Dün sıradan memurlardı. Bugün ise şerefli ölüler.
Her zaman hata yapılabilir.
Kimse için kendimi riske atmam.
Gözlerim sahiden kahverengi mi ?
Bir toplama kampında insan biraz zayıflayabilir.
Hepimiz uğraşıyoruz. Siz başardınız.
Bu işler böyledir. Biri gider, biri gelir.
Gözün aydın olsun, güzelim.
Dünya harabeye dönerken biz aşık olmakla uğraşıyoruz.
Öp beni. Sanki son defaymış gibi öp.
Binlercemiz gelir. Naziler bile o kadar hızlı öldüremezler.
22 numarayı denediniz mi ?
Bir kadın seni incitti diye öcünü bütün dünyadan alıyorsun.
Bir daha seni bırakacak gücü bulamam.
İnanmadığın bir şeye kendini inandırmaya çalışıyorsun.
Hepimizin bir kaderi vardır. İyi ya da kötü.
Fazla kurnaz değilsin ama etkilisin.
Seninle bile işimi şansa bırakmak istemiyorum.



1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (1 oy, ortalama:8/10)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

    Devamını oku   



Yorumlar

Hilmi Mete 28 Şubat 2008 Saat 21:24 demiş ki;

2. dünya savaşı yıllarını anlatan gelmiş gecmiş en iyi aşk filmlerinden… Zaten film 2002 yılında da bu dalda ödül almış, 1942 yılında yapılmıs olmasına rağmen hala dillerden düşmemesi de zaten kalitesini kanıtlıyo… Herkesin özellikle de seven kalplerin :) izlemesi gereken bir baş yapıt bu filmin unutulmaz repliklerini bizimle paylaştığı için favorireplik’e sonsuz teşekkürler…


ahat20 03 Mart 2008 Saat 23:39 demiş ki;

haydaaa bunu nerden buldun yahu. ne filmdi be hey gidi hey


Yorum yapın
İsim(gerekli):
E-posta(gerekli):
Site:
Yorumunuz:



eXTReMe Tracker